Sil baştan başlamak gerek bazen …
Antalya’dayız uzun metraj bişiler çekioz
10 gun oldu geleli masallah guzel gidio
“Bakireler Kervanı” diye bişi. Alman filmi. ilk uzun metrajım erotik komedi
garip zaten 4 yıldızlı otelde kalıoz, hamam sauna , kapalı havuz zart zurt hersey de var. iyi yani :=)
neyse öle işte:) beni tanıyanlara kısa bilgi nerdeyim diye
Atam Atam …
Deli Divane andık seni 10 Kasım’da. Görsen .. ya da görüyorsun…
Çiçekler böcekler,
“Ben büyüyünce “asker”(?) olucam “diyen veletlerimiz ile 10 Kasım kutladık.
Yılın 11 ayı içip 1 ay mubarektir diyip içmeyen tipler gibi aynı , Bütün yol uyuduk , 10 Kasım geldi Atatürkçü olduk. Yolunda bir günlük yürüdük. öhöm . yürüdüler diyelim…
Bu ne gazdır bir gün için ? Bu gazın 10 da birini tüm yıl boyujnca göstersek ?
Neyse Atam bugun ayın 11 ‘i .Mesai bitti.
Atam “izin” deyiz….
[10 Kasım 2008 , Ulu önder Atatürk'ü saygıyla andık ... ]
…..
sabah 4:00 da araç alıyor ve 02:30 da evdeyim. saatlerce çalışmak budur
Ercüment Abi ‘nin dediğini hatırlıyorum ;
- Oğlum burayı bırakıp İstanbul’a gitmek için hıyar olmak gerekir. Ama ben de senin yaşında olsam 1 gün daha beklemezdim…
Mukemmel yorucu , uykusuz setlerin arkasında her gün yeni birşey öğrenmenin ve yeni birşey yapmanın keyfi var.
Uyku yok ama netçen ![]()
Uzun olacak bir yazıya baslar gibi hissediyorum. Aynı uzun olacak bir gidiş gibi..
15 senedir İzmir’deyim. İstanbul’da doğdum, burada doydum. Her ilçesini gezdim buranın karış karış , bi Kadifekale’ye çıkamadım. Sorsanız ki ; incik boncuk , hırdavat , irili ufaklı birçok şey nereden alınır ? Hepsini bilirim , elimle koymuş gibi.
On beş senemi verdiğim İzmir’e , 1 seneden fazladır yanında çalıştığım , patrondan çok bana abilik yapan Göker abime , top oynayıp dişimi kırdığım mahalleme , zillerine basıp kaçtığım mahalle sakinlerine , bir türlü bitmek bilmeyen ve “birgün Hatay’a da metro gelecek” ümidiyle beklediğim semtime,internet kullanmayı yanında öğrendiğim “okansis” e , iyi günümde ve kötü günümde herzaman yanımda olan dost ötesi varlık kardeşim Çekirgeye , en önemlisi de benim ben olmamı sağlayan, bugünlere getiren büyüten canım Anneme veda ediyorum.
4 senemi verdiğim , kendi kendimi yetiştirdiğim , motion graphics - video editör olarak birşeyler yapabildiğim, KURGUCU olarak bir sıfat kazandığım mesleğime de veda ediyorum aynı zamanda. Freelance belki yaparım yine table advert(masaüstü reklam) ya da benzer şeyler.. Sayısız training arşivimi kaldırıyorum raflara.Efectlerimi , pluginlerimi , stok goruntulerimi…
Duygusal olmayan ben duygusalım resmen.. Kim olmaz ki . Yepyeni bir hayata , İstanbul ‘a taşınıyorum. Hayalim olan mesleği yapmaya … Görüntü grubuna geçiceğim insallah. Zor olacak ama çok çalışmak lazım.
Hep Türk filmlerinde görürdüm İstanbul’a tarlasını satıp gidenleri .. işsiz .. evsiz.. parasız..
Kanımızda varmış demek, aynı durum benim başımda şimdi .
Bana iyi kötü destek olan tüm dostlarıma teşekkür ederim.Varsa söylemek istediğiniz birsey yorum yazarsanız yazıya sevinirim…
Bir gün tekrar görüşmek üzere İzmir…

Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden
YORUM YAZ -|- YORUMLARI OKU
.
Son Yorumlar